Özlemek üzerine (2023-07-31) ##DRAFT
İnsan özlüyor...
Üstelik bu özlemek, rüzgara karışıp giden kokunun, artık hissedilmeyen sıcak nefesin, kavuşmuş kollar arasında artık atmayan kalbin bir eksikliği değildir yalnızca.
Özlemek, aslında hep bir öz-lemektir, özle doldurmak, ona yeniden yaşam vermek. Özlenilen kokuya, tam da yitip gittiği rüzgarda yeniden can vermektir;
özlemek, aslında soğuk ve ölü olanı öz-lemektir. << hk: Beğenmedim bunu :-(
Özlemek, bir ılıklığı onun sıcaklığına, derinden çalan bir müziğin harmonisini onun kalp atışlarına dönüştürmektir.
Öz-lemek hep bir var ediştir, derinlerde hissedilen bir yokluğun ruhumuza fısıldadığı, bitmek bilmeyen bir çabadır.
Nihayetinde özlemek yorar.
Öz-lemek, onu artık o olmadığı haliyle yaratmaktır da üstelik, ona olan aşkla, zamanın acımasızlığında farkına varmadan ihanet etmektir.
Yorgunluğun insanın üstüne gölge gibi çöküşüyle mücadele edilebilse bile zamanı geldiğinde kavuşmak gerekir; yanı başınızda tüm evrenin içinde açıldığı o sevdiğinize, o hayatın ta kendisine seyre dalmak ve şöyle demek,
ne kadar da aptalmışım... <<hk: Hiç uymadı bu ?!?!?!
Kaynak: Hayatın Anlamı, Yaşamak - Kerem Duymuş - 2017